Dua
Selamun Aleykum, Hocam, vaktinizi aldığım için peşinen özür dilerim. Sitede kemoterapi içi yazdığınız bir cümleyi okurken içimden size mektup yazmak geldi. Bana demiştiniz içinizden gelirse yazın diye bu izninize sığındım. Hocam, büyük bir imtihanla imtihan ediliyoruz. On aylık yeni evli bacım türüne pek rastlanmayan bir yumuşak doku kanserine yakalandı. İçimizdeki "Bize değil hep başkalarına olur" psikolojisi bacım Fetanet de dahil hepimizi idraksizliğin girdabına aldı götürdü. Şimdi içinden ameliyatla alınan 7 kiloluk devasa kitlenin ardından kemoterapi vs. tedavilere başlanacak fakat doktorlar iyileşme ümidinin çok az olduğunu söylüyorlar. Bacım ise durumun vehametinden haberdar değil. Çektiği ıstıraplar için "İyi huylusu bu kadarsa ki yemin ederim hiç bir ağrıya benzemiyor kötü huylu olanların yeri inşaallah cennettir, abla tahammül edilecek gibi değil " diyor. Çoğu zaman sabrediyor bazen ıstırabın dayanılmaz olduğu anlarda ehl-i dünya neden ötenazi istiyor anladım bile diyor. Marmara İletişim'den mezun eşi de kendisi de... Henüz 26 yaşında. Fetanet benim gibi değil hocam. O imam hatibe gitti ve İslam'ı o da sizden öğrendi ama benden farklı olarak erken yaşta yani zamanında öğrendi ve öyle de yaşadı. Çocukluğundan bu yana hep temiz kaldı, hep ismi tecelli etti, mantıklı davrandı, benim gibi savruk yaşamadı. İ’tidal üzere yaşadı, günahlardan uzak durdu. Hastahane kapısından girene dek hep iyi kapılara yöneldi. Biz ailece alt üst olduk işte tam burada imanımız olduğu için şükre başladık. Tek dünyalı bir mantığın bu ıstırapları ve gencecik ölümlerin karşısında tıkandıklarını düşünüp hayret ettik. İyi ki ahiret var dedik. İyi ki var... Bazen ağlarken dayanamıyor biz de onunla ağlıyoruz Eyüp (as)’ı hatırlattım sonra utandım. Sapasağlam dipdiriyken ona sabret demeye utandım. Vücudundan sağına soluna sarkan torbalarla delik deşik olmuş vücuduna bakarken kendimden utanıyorum hocam. Hastalar risalesi bir hastalığa düçar olup ta okunduğunda meğer ne çok içini acıtarak bir şeyler öğretirmiş. Nefsin bakmak istemediği o yüzden dardayken ıskaladığımız doğru bakışı canını acıtarak öğretişine şahit olduk. Aslında acınıp üzülecek olunanın bacım Fetanet değil belki bizim gibi keyfe keder yaşayanların olduğunu "idrak" ettik... Yine de candan bir parçadır yürek dayanmıyor. Murad alamayışı yakıyor yürekleri. Doktorlar umut kapısını kaparcasına cümleler kursalar da biz, "Çıkmayan candan ümit kesilmez" deyip sebeblere sarıldık. Hem de dört elle ve dört koldan... Dua hükmüne çıksın diye mi, içimiz öyle istediğinden mi bilinmez doktorların sözlerini duymuyoruz. Biz ümit etmekle mükellefiz. Yusuf'un Fetanet'in ablamların benim kardeşlerimin tüm tanıdıkları akrabalar eş dost konu komşu... Elden gelen tek şey dua.. ‘Dua, duaya duruyor’ demiştiniz ya çocuklar için, yeğeni Fetanet üniversiteye girsin diye "Allahım topitam (ona öyle sesleniyor) ‘sivani’ (sınav diyemiyordu) kazansın" diye dua ederdi ve kazandı da. Şimdi, şabiilere şifa için dua edin diyoruz.. Bütün kalbimizle Mevla'nın takdirini seyretmekteyiz, doktorları duymuyor kulaklarımız. Bütün bunları benim gibi milyonlarca insan yaşıyor ve anladım ki hakikaten ateş düştüğü yeri yakıyor gerisi laf-ı güzaf... Duada bize yardım edin hocam. Duanızın birinde Fetanet'e de yer verin ne olur, duada bize yardım edin hocam Ricam sadece bu Sevgi selam ve hürmetle

Aziz hanımefendi, mümin kardeş,

Aleyküm selam.

 

Yanık ve mustarib mesajınızı kalbim duaya durarak okudum. Biliyor musunuz; Ağrıyı beden çeker, ıstırabı ruh. Eğer iman yoksa, bedenin ağrısı ruha ıstırap verir. Zira, imansız bir nefiste ruh bedenin esiridir. Fakat iman varsa bedenin ağrısı ruha safa verir. Zira ruh bedenin efendisidir. İşbu yüzden ruhun ıstırabı bedeni hasta edebilir de, bedenin hastalığı ruhu hasta edemez.

Hastalık ömrü uzatır, inanın buna, ben ta kalbimle inanmışım. Zira bir insan bir ömür ibadet etse alamayacağı sevabı, bir yıllık hastalıkla alabilir. Bu da ömrün manen uzaması demektir.

Biz parçayı görüyoruz, Allah bütünü. Parçayı görene düşen tek şey var:

Bütünü görene teslim olmak… Nereye kaçmalı ki? Allah'tan başka kaçacak yer mi var? Allah'tan Allah'a kaçalım. O'ndan O’na sığınalım. Kahrından lûtfuna sığınalım. O kuluna annesinden daha şefkatlidir, buna iman edelim. Eğer dünyada çektiğimiz ıstıraplarla ahirette kazandıklarımızı bize gösterseydi, belki de "Daha yok mu ya Rab!" derdik.

Rabb’im gaybından şifalar versin. Sabr-ı cemil ecr-i cezil lûtfetsin. Gör dediği yerden bakalım, gösterdiğini görelim...

Dualarım sizinledir, hastaların duası makbuldür, ne olur kardeşinize söyleyin mazlum ve mağdur ümmetimize ve içinde de bu fakir-i pür taksire dua etsin...

Vesselam.

Yorumlar
Henüz Yorum Yapılmamış