Aziz talib-i ilim,
aleyküm selam ve rahmetullah
konu cinlerin insan hayatına müdahalesi olunca hakikaten içinden çıkılması kolay değil. bizce içinden çıkılamazlık sizden çok konunun kendisinden kaynaklanıyor. zira bir tarafı insanlar olan bu konunun diğer tarafı cinler, yani "görünmeyen iradeli varlıklar". Cinn mefhumunun kapsamına sadece "görünmeyen" değil "bilinmeyen" varlıklar da girer. Biz meal-i şerifte (Hayat Kitabı) onun için ins ve cinn" şeklinde birlikte geldiği her yerde "görünen görünmeyen, bilinen bilinmeyen iradeli varlıkların tümü" şeklinde manalandırdık.
1. Esasen bizzat insanın kendisi de hem "ins" hem de "cinn" boyutunu içeren bir varlıktır. Bir boyutuyla ten sahibi özgül ağırlığı olan ve dokunulan "beşer"dir. İnsanın bir de görünmeyen, dokunulamayan, manevi olan ve hatta tam bilinemeyen bir boyutu daha vardır. Rahmen suresinin tekrarlanan fe-bi eyyi âlâi RABBİKUMA tukezzibân ayetindeki "kuma:siz ikiniz" zamirine bu açıklamamızı çağrıştıran bir not düşmüştük. Oraya bakılabilir.
2. Cinlerin/görünmeyen-bilinmeyen varlıkların varlığı müsellem bir hakikattir. Sadece naklen sabit değil, aklen de varlıkları sabittir. Bir özgül ağırlığa sahip maddi alem şu kainatın sadece % 4'ünü oluşturmaktadır. Geriye kalan % 96'sını ya boş kabul edeceğiz, ya da değil. Birincisi kişiyi materyalist yapar. üstelik bu doğru da değildir. Bu varlık alemini biz alem-i mülkün sakinleri tek başımıza oluşturmuyoruz. Alem-i ervah, alem-i can, alem-i melekut, alem-i Lahut gibi daha ne alemler var ve biz o alemlerle birlikteyiz.
3. Kur'an'da Allah zatına asi olan Şeytan'a şöyle buyurmuştur: "Senin benim (has) kullarım üzerinde gerçek bir gücün olamaz". İnsanın sapmışına da ıtlak olunmuşsa da Şeytan bahusus cinlerdendir. Cinlerin yoldan çıkmışı Şeytan olur. Onun da saptırma yöntemini Cin suresinin 6. ayetinde Rabbimiz güzel beyan eder: "Hiç kuşku yok ki insanlardan bazıları cinlerden bazılarına sığınırlar, bu da onların (cinler karşısındaki) zillet verici edilgenliklerini artırır." Hayat Kitabı Kur'an'da böyle çevirdiğimiz ayete düştüğümüz hayli açıklayıcı uzun notu buraya almaya gerek görmüyorum. O notu ve çapraz ve paralel atıflarda yer alan diğer notları okuduğunuzda sorunuzun cevabı zihninizde şekillenecektir.
Vesselam.