18 Şaban 1431 | 30 Temmuz 2010

Âlim bilginin fıtratını bilecek.
Öğretmen insanın fıtratını bilecek.
Müzisyen sesin fıtratını bilecek.
Hekim bedenin fıtratını bilecek.
Sosyolog toplumun fıtratını bilecek.
Fizikçi maddenin fıtratını bilecek.
Botanikçi bitkinin fıtratını bilecek.
Biyolog canlının fıtratını bilecek.
Mimar malzemenin fıtratını bilecek.

» Anasayfa

» Biyografi

» Videolar

» Bize Ulaşın

» Sık Kullanılanlara Ekle

» Giriş Sayfam Yap

» Ziyaretci Defteri

Kategoriler

Kur'an ve Tefsir
Akaid ve Kelâm
Fıkıh ve İlmihal
Hadis ve Sünnet
Güncel
Siyer
Muhtelif
Kur’an’da ki Peygamberler
Beşeri Bilimler
Şiir
Sesli ve Görüntülü Eserleri
Basılmış Eserler
Okuma Sırasına Göre Kitaplar

Üyelik

Kull. Adı

Şifre:

 

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

En Çok Okunanlar

Müstehcen resimler ve görüntüler
Soru: Hocam, internetteki müstehcen site ve resimlerden kaç kez uzak durmaya çalıştım. Her seferinde söz verdim. O tür kadınları dışarda görsem tiksin

Bayanlara Özel Site

Kadın Erkek İlişkisi

İlim İçin Baş Açmak

Perukla Çalışmak

Ahmed İslamoğlu Hocaefendi İle Röportaj

Sormazsam Ölürüm

Sol elle yemek

Başörtümü mü? İş mi?

Allah Bizi Yaratırken Fikrimizi Neden Sormadı?

Cennet ve Cehennemin Ebediyeti

Yorumlananlar

Cennet ve Cehennemin Ebediyeti
Selamunaleykum değerli hocam, Allah’ın selamı sizin ve bu hayatı örnek olarak yaşayan, geçmişten bug

Müstehcen resimler ve görüntüler

Perukla Çalışmak

Allah Bizi Yaratırken Fikrimizi Neden Sormadı?

İlim İçin Baş Açmak

Adetlinin Orucu

İbn-i Teymiyye

Ahmed İslamoğlu Hocaefendi İle Röportaj

Başörtümü mü? İş mi?

Bayanlara Özel Site

Meâl Hakkında Birkaç Sual

 
 
.: Yazarlar :.

 
Irkçılığın sefaleti
2/6/1999

Siz bu başlığı "milliyetçiliğin sefaleti" formunda da okuyabilirdiniz. Ne ki bu, yaygın bir "galat-ı meşhur"a katkıda bulunmak anlamına gelirdi. Her ne kadar eskiler "Galat-ı meşhur lugat-ı fasihten evladır" demişlerse de, "millet" gibi Kur'ânî bir kavram'ın tahrif ve tahribine dayalı bu yaygın hatayı şöhretinin hatırına benimsemek pek de mazur görülecek bir davranış olmazdı.

Millet, Kur'an'da "inanç sistemi", "yaşam tarzı", "bütüncül bir öğreti" anlamına gelir, ki Kur'an'da geçen "milleti İbrahim" ibaresi "İbrahim'in inanç sistemi" anlamındadır. Bundan mülhem olarak, bir inanç sistemine tâbi insanların oluşturduğu "inanca dayalı topluluk" için de kullanılır olmuştur; tıpkı "la yetevarasu ehlu milleteyn: İki ayrı millet birbirine mirasçı olamazlar" hadisinde kullanıldığı gibi.

Bundan yaklaşık 10 yıl önce elime Ermenice'den Arapça'ya çevrilmiş bir kitap geçmişti: İntifadatu'l-Ekrad (Kürtlerin Ayaklanması) 1925. Kitabın yazarı aynı zamanda Ermenistan Kürt Tarihi Araştırmaları Enstitüsü Müdürü de olan Erivan Üniversitesi tarih hocası Prof. Dr. Montill E. Hasretyan idi. Şeyh Said Ayaklanması'nı temel dinamiklerinden tamamen çarpıtarak Kürt ulusçuluğuna dayalı bir ayaklanma gibi sunmaya çalışan bu kitabı Arapça'ya çeviren Baki Naz, kitaba yazdığı "İthaf"ının bir yerinde şöyle bir cümle kullanıyordu:

"1915 yılında Ermeniler'e karşı girişilen katliamları da herkes bilmektedir."

Baki Naz'ın "Ermeni-Kürt ulusçuluğunun dayanışmasının bir nişanesi olarak kaleme aldığı bu 'İthaf'a ilişkin, yıllar önce İslam Birliği Hareketi isimli araştırmamda şöyle bir dipnot düşmüşüm:

"Bu satırları okuyunca 'Gözü kör olsun bu ulusçuluğun; insana ne maskaralıklar yaptırtıyor!' diyesi geliyor insanın. Bir kere o dönemde Doğu Anadolu'da katledilen yalnızca Ermeniler değildir; aynı zamanda Kürtler de katledilmiştir. Doğu'daki bu Müslüman Kürt katliamını (bazılarına göre sayıları 2 milyona varıyordu) gerçekleştiren de Ermeniler'dir. Yani katliam en azından karşılıklıdır ve bu katliamın tarafları da Ermeniler ve Müslüman Kürtler'dir. Şimdi bu Kürt 'milliyetçisi' kimi kime şikayet etmiş oluyor. Bu ulusçuya öz ırkının katillerine ağıt yaktıran duygu eğer psikolojik bir rahatsızlık değilse, 'milliyetçilik' adı verilen ve gerçekte şövenizmin ta kendisi olan ulusçuluktan başka nedir ki?"

Ulusçuluğun sefaletini çıplak bir biçimde görmek istiyorsanız, tüm kavimlere Fransız Devrimi sonrasında ortaya çıkan biçimiyle bir ideoloji olarak ulusçuluğu 'devşirme bir fikir mikrobu' olarak aşılayan fikir babalarına bakmanız yeterli. Bu açıdan Prof. Hasretyan gibi bir Ermeni'yi Kürtçülük yaparken görmek bizi hiç şaşırtmıyor.

Şaşırtmıyor, çünkü Abdullah Öcalan gibi Türk anneden doğma biri Kürt ulusçuluğunun 'büyük önderi' rolünü yıllar yılı gözümüzün önünde oynamadı mı? Aslında bu bir rövanştır; Abdullah Öcalan'ın Kürtçülüğü, Ziya Gökalp'in Türkçülüğü'nün tarihî rövanşıdır.

Öz be öz bir Zaza Kürdü olan Ziya Gökalp, Türk 'milliyetçiliğinin' babası sayılmaktadır. Yazdığı Türkçülüğün Esasları isimli eser, Anadolu'daki Türk ulusçuluğunun ilk el kitabı hüviyetindedir ve hâlâ da ulusçuların manifestosu niteliğini korur. İşbu Ziya Gökalp'ın gençliğinde tanıştığı Abdullah Cevdet sayesinde ulusçu bir düşünceye eğilim göstererek yıllarını verdiği ilk kitabının adını öğrenmek istemez misiniz: Kürtçülüğün Esasları ve Kürt Lugatı. Eğer birileri yerinden etmemişse, bu eserin Ziya Gökalp'in el yazısıyla olan aslı şu an Sinop Dr. Rıza Nur Kütüphanesi'nde olması gerekiyor.

Evet, ulusçuluğun sefaleti Kürtçülüğün Esasları'nı yazacak kadar ırkçı olan bir Kürt ulusçusunu Türkçülüğün babası konumuna getirmekle kalmıyor. Asıl onu buna ikna edenlerin kimliği önemli: Sonradan Tekinalp soyadını alacak olan ve atadan beri hahamlık yapan bir aileye mensup Selanik Yahudisi Moiz Cohen. Ziya Gökalp'ı Kürtçülük'ten Türkçülüğe terfi ettiren işte bu isimdir. Abdullah Cevdet'in tavsiyesiyle 1908'de Selanik Rizarto Mason Locası'nda toplanan İttihat ve Terakki yönetimi Gökalp'i hem masonluğa, hem de İttihat ve Terakki Merkez Yönetim Kurulu üyeliğine kabul eder. Ziya Gökalp, Moiz Cohen'le burada buluşarak sıkı bir talebe-hoca ilişkisine girer ve burada Türkçülüğün Esasları isimli eserini kaleme alır. Her ne kadar kitabı Kürtçülük'ten Türkçülüğe keskin bir geçiş yapan Zaza "şakirt" yazmışsa da, bu yazma gerçekte bir dikte etmeden ibarettir. Tüm ana fikirler Yahudi "hoca"ya aittir.

Arap ulusçuluğunun gelişim seyri de Türk ve Kürt ulusçuluğunun gelişim seyrinden farklı değildir. Sırası gelirse, bir gün onu da ele alırız.

Biliyorum, yazdıklarım birçoklarının midesini bulandıracak ve içini burkacak; ama ne yapalım ki gerçek bu... ve birilerinin yanlış olarak "milliyetçilik" adını koydukları ulusçuluğun altını kaldırdıkça burna hiç de hoş olmayan kokular gelmeye devam edecek...

Durun hele, ben daha yorganın ucunu kaldırdım, eğer konjonktür müsait olur da yorganı kaldırıp atacağımız günler gelirse, birilerinin koku maskesi takması elzem olacak...

Az kalsın asıl söyleyeceğimi unutuyordum: Bu ülkede medya sünnetçinin çıngırağıdır, siz siz olun sakın çıngırağa bakmayın, işinize bakın.

( 2 Haziran 1999 )


3371

 

 

YORUMLAR

YAZARIN DİĞER YAZILARI


 
 

Makaleler

Ömrü Ramazan olanın ahireti bayram olur

Kur'an

İlim ve Bilim

İrfan ve Şuur

İnsan ve Toplum

İbadet

Eğitim ve Öğretim

Gazete Gündem

Güncel

Siyaset

Tarih

Haftanın Makalesi

Meal Hakkında

Kurani Hayat Makaleleri

Söyleşiler - Soruşturmalar

Sizden Gelenler

English Translations

Deutsche Übersetzungen

Arabic

Yeni Şafak Makaleleri

2001- Makaleleri

2000- Makaleleri

Medyalar

Arama

 

Etkinlik Takvimi

Son Eklenenler Soru ve Cevaplar

Evrenin Yaratılışı, Sınav Günü ve Sembolik Anlatım

Askerde Namaz

Nüzul Sırasına Göre Hayat Kitabı Kur'an

Hayat Kitabı Kur'an

Özlü Sözler

Tavsiyeler I

Tavsiyeler II

Adayış Risalesi

Yürek Devleti

Yürek Fethi

Son Eklenenler Makaleler

"Zugrunde gehen sollen seine Hände, und zugrunde gehen soll er selbst!"

Understand the Hajj

Recep ve Şaban kokularını Ramazan’dan aldılar

Recep ve Şaban kokularını Ramazan’dan aldılar

Was ist das Problem in der klassischen Methodik des Arabischlernens? (2)

Gazze'de insan kanı sudan ucuz mu?

Hangi fetih?

Was ist das Problem in der klassischen Methodik des Arabischlernens? (1)

Anhang zum Aufruf zum Tartil-orientierten Qur'an-Studium

Efendim

Linkler

 

Copyright © 2008 MUSTAFA İSLAMOĞLU
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz
Yazılım: networkbil

Evden Eve Nakliyat