Notlar
Slayt Gösterisi
Anahat
1
İLK YARADILIŞ 
ZAMANIN SONU VE
TEKRAR YARADILIŞ
2
İLK YARADILIŞ  ZAMANIN SONU
VE TEKRAR YARADILIŞ
  • İÇERİK
  • Giriş
  • I. Bölüm Bilimsel Bilgiler ve Teoriler
    • Modern Bilime Göre Kainat Yaratılmadan Önce
    • Büyük Patlama Teorisi (Big Bang)
    • Kara Delikler ve Galaksiler
  • II. Bölüm Büyük Patlama Teorisine Genel Bakış
  • III. Kuranı Kerim’e Göre Yaradılış - Son Saat ve Tekrar Yaradılış
  • IV. Bölüm Tekvir ve İnfitar Surelerinin Yeniden Tefsiri
    • Tekvir Suresinin Tefsiri
    • İnfitar Suresinin Tefsiri
    • Tekvir ve İnfitar surelerindeki olaylar silsilesi
3
Giriş
  • Bu çalışma:
  • Kuranı Kerim’in kainatın yaradılışını tanımlamada, bilimin ulaştığı son bilgilerle  büyük bir uyum içinde olduğunu göstermek,
  • Kuran’da anlatılan yaradılış – son saat – tekrar yaradılış süreçlerini incelemek
  • Amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma kapsamında Tekvir ve İnfitar sureleri geleneksel yaklaşımdan farklı olarak yeniden tefsir edilmiştir.
  • Pek çoğumuz bilimin bugün ulaştığı gerçeklerin 1400 yıl önce Kuran’a konulmasını mucize olarak niteler. Gerçekte eğer bakmayı bilirsek Kuran’ın tamamı hatta gördüğümüz her şey bir mucizedir. Bu çalışma çok fazla ilgi çekeceği düşünüldüğü için yapılmıştır ancak doğrusu toplum olarak mucize aramayı bırakıp, kendi bakışımızı düzeltmeliyiz.
  • Bana ve benim gibi binlerce insana tefsiri sevdiren, Kuran’ın tilavet için değil, üzerinde düşünülmesi, ders alınması, hayatımızın öznesi olması için indirildiğini öğreten kıymetli hocamız Mustafa İSLAMOĞLUN’a minnettarım. Rabbimiz ondan ve onun gibi bu yolda öncü olanlardan razı olsun.
  • Çetin ÇETİNTÜRK
4
I. BÖLÜM
BİLİMSEL BİLGİLER VE
TEORİLER
5
Modern Bilime Göre Kainat
Yaratılmadan Önce
  • Hiç madde yoktu,
  • Boyutlar yoktu,
  • Hatta boşluk bile yoktu,
  • Ve hatta zaman bile yoktu.
  • Kısacası insan aklının almayacağı bir yokluk vardı.


6
Kainatın Ortaya Çıkışı
  • Yaklaşık 14 Milyar yıl önce açıklanamayan bir şekilde, tek bir noktada, sonsuz yoğunlukta madde ve enerji ortaya çıktı. Bir anda büyük bir patlama ile bu madde ve enerji evreni oluşturdu.
7
Kainatın Yaratılışı
  • Zamanla, bugünkü hesaplamalara göre her birinde 400Milyar yıldız olan 400Milyar galaksi ortaya çıktı.
  • İlk defa 1929 yılında Edwin Hubble galaksilerin birbirlerinden uzaklaşmakta olduklarını gözlemledi. Bu güne kadar yapılan araştırmalar bu gözlemi defalarca doğrulamıştır. Bu uzaklaşmanın sebebi ilk patlamadan kalan hızdı.
8
Genişleyen Evren ve Büyük Patlama Teorisi
  • Evren sürekli genişlemektedir.
  • Galaksiler birbirlerinden uzaklaşmaktadırlar.
  • Bu durumun doğal sonucu geçmişte
  • tüm maddenin bir arada
  • olmasıdır. Bu teori kısaca
  • Büyük Patlama (Big Bang)
  • Teorisi olarak adlandırılmıştır.
  • Bu teori Kainatın yaşını bile
  • hesaplamamıza
  • imkan sağlamaktadır.


9
Genişlemenin Düzeni
  • Genişleme inanılmaz bir düzen içinde gerçekleşmektedir. Orada buraya savrulan cisimlerin, farklı hızların olduğu bir genişlemeden söz edilemez. Adeta galaksiler sabit durmakta aralarındaki boşluk artmaktadır. Galaksinin hızı mesafesine bağlıdır (örneğin 2 kat fazla mesafede olan 2 kat hızlı gider). Tüm galaksiler ortak başlangıç noktasından bulundukları yere aynı süre içinde ulaşmıştır.
10
Büyük Patlamanın Delilleri
  • Doppler Etkisi: Bizden uzaklaşan cisimlerden yayılan ışığın frekansını olduğundan daha düşük algılarız, başka bir deyişle dalga boyu uzamış olur.  Bizden uzaklaşan cisimlerin rengi kırmızıya doğru kayar. Hız arttıkça kırmızılık artar. Hubble bu şekilde uzaklaşan galaksileri tespit etmiş ve evrenin genişlediğini tezini ortaya atmıştı.
11
Kainatın Geleceği
  • Kainat genişliyor. Ancak kütle çekimi tüm maddeyi merkeze doğru geri çekmektedir. Bu kuvvet dağılmakta olan galaksilerin hızını azaltmalı belirli bir noktadan sonra bu gök cisimlerini merkeze doğru hızlandırmalıdır. Başka bir deyişle kütle çekimi nedeniyle evren için ciddi bir içine çökme riski var.
  • Bu durumda bilime göre 3 alternatif teori var:
  • Sonsuza kadar genişleme (Açık evren).
  • Genişlemenin hızının sonsuza kadar azalarak devam etmesi ve sonsuz bir zamanda genişlemenin durması (Düz evren).
  • Genişlemenin durması ve kainatın kendi içine geri çökmesi (Kapalı evren)
  • Ancak son 4-5 yılda yapılan araştırmalar gösteriyor ki Evren bu modellerden hiç birisine uymuyor. Gözlemler gösteriyor ki Evren’in genişlemesi hızlanmaktadır. Bu durumu açıklamaya çalışan teori Kara Enerjidir (Dark Energy). Kara Enerji, andından da anlaşılacağı gibi bilgimizin yok denecek kadar az olduğu bir konudur.
12
Kara Delikler
  • Galaksilerin oluşumundan bu güne kadar olan süreçte kara delikler evrenin tarihinin doğal bir parçasıdır. Kütlenin hacminin küçülmesi yoğunluğu ve kütle çekiminin gücünü artırmaktadır. Kara deliklerde madde o kadar yoğundur ki kütle çekiminden dolayı ışık dahi kaçamaz ve kara delik tarafından tutulur.
13
Galaksiler
  • Galaksi (Gökada) kütle çekimiyle birbirine bağlı yıldızlar, yıldızlar arası gaz, toz, plazma ve karanlık maddeden oluşan sistemdir.
  • Aşağıdaki resimde Andromeda (Yakın bir Galaksi) görülmektedir. Kara delik tam merkezdeki küçük turuncu daire içindedir.
14
Galaksiler
  • Spiral Galaksi : Bu galaksinin merkezinde gaz diskleriyle çevrili dev bir kara delik vardır. Gaz spiral bir hareketle kara delik tarafından yutulurken parlamaktadır. Bu parlama o kadar güçlüdür ki evrenin diğer ucundan görülebilmektedir.
15
II. BÖLÜM
Büyük Patlama Teorisine
Kuran Işığında
Genel Bakış
16
La İlahe İllallah
  • Allah’tan başka ilah yoktur. Büyük patlama teorisi yaratıcının bu evrende olmadığını açıkça ispat etmiştir. Tarih boyunca pek çok batıl inanç bu dünyada veya semada gördüğü nesnelere tapınmıştır. Evrenin tamamının ve içindekilerin yaratılmış olduğunu ve yaratılanın ilah olamayacağını düşünürseniz Allah’tan başka ilah olmadığının bilimsel olarak ispatını görürsünüz.
17
Allah Samed’dir
  • Hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır. Bunu bize Kuran haber veriyor.
  • Acaba bilimsel olarak da bu sonuca ulaşabilir miyiz? Elbette evet. Kainatın yaratıldığı bilimsel olarak ispatlanmıştır. Rabbimiz kainat var olmadan önce de var olduğuna göre, elbette kainatta olan hiçbir şeye ihtiyacı yoktur.


18
Allahu Ekber
  • Allah birdir ve çok büyüktür, kudreti sonsuzdur. Yaradılışta onun “ol” emrine uyan enerjinin miktarını kafamızda canlandırmaya çalışalım. Maddenin tamamen enerjiden oluştuğunu biliyoruz.  (E=mc2).
  • 1Kg madde 22.5Milyar Kg dinamitin patlamasına denk bir enerjiden oluşturmuştur. Dünyanın kütlesini ve bu kütlenin toplam enerjisini hayal etmeye çalışın. Güneşin kütlesi Dünyadan 300Bin kat fazladır. 400Milyar galaksi olduğunu ve her birinde Güneş gibi 400 milyar yıldız olduğunu hatırlayın. Bu şekilde kainattaki maddenin toplam enerjisini hayal etmeye çalışın.
  • Aklınız almadı tutulup kaldınız değil mi? O halde Allahu Ekber deyin. Başka söz bulamazsınız.
19
III. BÖLÜM
Kuranı Kerim’e Göre
Yaradılış 
Son Saat ve
Tekrar Yaradılış
20
FÂTIR / Ayet 1
  • Tüm kainatın adeta tek bir çekirdekten, bu çekirdeğin patlaması veya yarılması ile oluştuğunu Kuranda göstermek için bu ayet yeter. Aynı ifade Şura suresi 11nci ayette de geçmektedir.
  • 1-) (El Hamdü Lillahi) Fatırus Semavati vel Ard …..
  • (Hamd Allaha Aittir) gökleri ve yeri çekirdekten çıkaran (yaratan). (Fatır 1)
  • Fatır kelimesinin bir anlamı da çekirdeğin yarılıp fidenin çıkmasıdır.
  • İmam Kurtubi Tefsirinden:
  • “Fatır: Bir şeyin üstünü yarmak. Devenin azı dişi çıkması. Başlatmak ve icad etmek.”
21
Bakara / Ayet 117
  • O (Allah) Evren'i (Gökleri) ve yeryüzünü yoktan (ayrıca bir örneği olmadan) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse yalnızca "Ol" der, o da hemen oluverir. (Bakara 117)
  • Büyük patlama teorisi evrenin yaradılışından önce yokluktan söz etmektedir. Bilim adamlarına göre madde yoktu, boşluk yoktu, hatta zaman bile yoktu. Bu çok ilginçtir: Yokluk kavramı insan aklının tasavvur yeteneğini aşmaktadır. İnsan uydurması bütün dinler yokluk kavramından uzaktır. Bu kavramın Kuran’da yer alması Kuran’ın Rabbimizin sözü olduğunun başka bir delilidir.
  • Bilim adamları “Büyük patlamanın hemen öncesinde var olan çekirdeğin bugün bilinen fizik kurallarının dışında olduğunu ve açıklanamaz nitelikte olduğunu” söylemektedirler. Bu söylem adeta ilahi müdahaleyi ifade etmektedir.
22
Enbiyâ / Ayet 30-33
  • Yaratılışın tek bir noktadan başladığının başka bir delili:
  • İnkar edenler, gökler ve yer yapışıkken onları ayırdığımızı ve bütün canlıları sudan meydana getirdiğimizi bilmezler mi? İnanmıyorlar mı? (Enbiyâ, 30.)
  • Kütle çekimi nedeniyle evrenin kendi içine çökmeyişini veya herhangi başka bir nedenle kaos içinde olmayışını açıklayan başka bir ayet:
  • Göğü karışıklıktan korunmuş bir tavan kıldık. Oysa onlar, bundaki delillerden yüz çeviriyorlar.(Enbiyâ,32.)
  • Halbuki O, halık ki geceyi, gündüzü ve şems’u kameri yaratmış; bütün o ecram (yıldız ve gezegenler) her biri birer felekte yüzüyorlar.(Enbiyâ, 33)
  • Bir önceki ayette göğün korunmuşluğu ifade edildikten sonraki ayette yıldızların bir yörüngede yüzmekte olduklarının ifade edilmesi çok anlamlı. Çünkü kainatın kütle çekimi nedeniyle içine çökmesinin engellenmesi gök cisimlerinin belirli yörüngelerde hareket etmesiyle gerçekleşmektedir.
23
Zâriyât / Ayet 47-49
  • Büyük patlama teorisinin en önemli parçalarından biri Evrenin genişlemekte olmasıdır.
  • Göğü, gücümüzle biz kurduk ve biz şüphesiz genişleticiyiz. Yeryüzünü biz yayıp döşedik. Ne güzel döşeyiciyiz! İbret alasınız diye her şeyi çift çift yaratmışızdır. (Zariyat 47-49)
24
Enbiyâ / Ayet 104
  • Müthiş bir ayet.
  • Bizim, göğü, kitabın sahifelerini katlar gibi katlayacağımız gün, ilk yaratmaya başladığımız gibi, yine onu (eski durumuna) iade edeceğiz. Bu, bizim üzerimizde bir vaîddir. Bunu mutlaka yapacağız. (Enbiya 104)
  • Bu ayet ilk yaradılış ve ikinci yaradılışın aynı şekilde olacağını ifade ediyor. Birinci yaradılışın sonunda göğün dürülerek ilk yaradılış öncesinde olduğu gibi tek bir noktaya toplanacağını sonra semanın yeniden oluşturulacağını kolayca görmek mümkün.
  • Çok ilginç olan bir başka konu da ikinci yaradılışta göğün eski durumuna getirilecek olmasıdır. Anlaşılan Ahiret hayatında da gökte bugün olduğu gibi yıldızlar olacak. 4. bölümde İnfitar suresinin ilk üç ayetini tefsir ederken bu ayet bize yol gösteren önemli bir bilgi olacak.
25
Zümer / Ayet 67
  • Onlar, Allah'ı gereği gibi bilemediler. Halbuki Kıyamet günü yeryüzü O'nun tasarrufundadır. Gökler de O'nun kudret eliyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından münezzeh ve yücedir. (Zümer, 67)
  • Bu ayet de son saatte göklerin dürüleceğini (Bir araya getirileceğini) ifade ediyor.  Ancak yeryüzünün Allahın tasarrufunda olduğunun söylenmesi, ve göklerden ayrı tutulması ilginçtir. Bundan yeryüzünün son saatte bir araya toplanacak olan tüm diğer gök cisimlerinden ayrı tutulacağı anlaşılmaktadır.
26
BÖLÜM ÖZETİ
  • Bu bölümde sayılan Kuran’ı Kerim’in yaradılış ve son saatle ilgili ayetleri bize açıkça aşağıda anlatılanları göstermiştir:
  • Evrenin yaradılışın tek bir çekirdekten başlamıştır.
  • Evrenin sonu başlangıçta olduğu gibi tüm maddenin bir araya toplanmasıyla ve yeni bir çekirdeğin oluşumuyla gerçekleşecektir.
  • Evrenin yeniden yaradılışı bu çekirdekten gerçekleşecektir.
  • Zümer suresinin 67nci ayeti yeryüzünü son saatte evrenin geri kalanından ayrı tutmaktadır. Rabbimizin kontrolünde olacağı açıkça ifade edilmiştir. Tekvir ve İnfitar surelerinin ayetleri de bunu desteklemektedir.
  • Elbette en doğrusunu Rabbimiz bilir ancak akıl yürütmek onun emridir. Elimizdeki bilgiyi toplayıp yorumlamak bizim görevimizdir.
27
IV. BÖLÜM
TEKVİR VE İNFİTAR
SURELERİNİN
YENİDEN TEFSİRİ
28
TEKVİR VE İNFİTAR SURELERİNİN
YENİDEN TEFSİRİ İÇİN ÖN BİLGİ
  • İncelenen tüm meal ve tefsirler, her iki surenin de başında anlatılan, zaman ifade eden olayları son saatin tasviri olarak kabul etmişlerdir. Bu yaklaşım çeşitli anlam ve zaman sıralaması çelişkilerine neden olmaktadır. Bu çalışmada ulaşılan sonuç farklıdır.
  • Bu çalışmada:
  • Tekvir ve İnfitar surelerinin başında zaman ifade eden olayların birbirinin tekrarı olmadığı, tamamen birbirinin devamı olduğu,
  • Tekvir suresinin son saati ve İnfitar suresinin yeniden yaradılışı tasvir ettiği
  • delilleriyle birlikte gösterilmiştir. Ayrıca Tekvir suresindeki yeminler anlam bütünlüğü içinde yeniden tefsir edilmiştir.
29
TEKVİR / AYET 1-2
  • 1- İzeşŞemsü küvviret; (Güneş dürüldüğü zaman)
  • Güneşin dürülmesi Enbiya 104’de tasvir edilen dürülmenin (kitabın sahifelerini katlar gibi katlamak) bir parçası olmalıdır. Yani bir noktada oluşan aşırı kütle çekimi sonucu, kainatın o noktaya çökmesinden bahsediyoruz. Kara delikleri anlatan bölümdeki resimlere bakınız.
  • 2- Ve izen nücumün kederet (Yıldızlar döküldüğü \ düştüğü zaman)
  • Dökülme ve düşme açıkça yerçekimini (kütle çekimini) ifade eden kavramlardır. Ayrıca Enbiya 104 ve Zümer 67nci ayette tasvir edilen dürülmeyi de akılda tutmak gerekir. Burada anlatılan düşmeyi yıldızların dağılması olarak kabul etmek Enbiya 104 ve Zümer 67nci ayetle çelişki oluşturur. Tüm bu bilgi açıkça yıldızların aşırı kütle çekimi olan bir noktaya düşeceğini, hepsini bir araya dürüleceğini ifade ediyor. Yıldızlar ikinci yaradılışta kullanılacak olan çekirdeğe düşeceklerdir. Bu surenin arkasından gelen İnfitar suresi de bu çekirdeğin yarılışını ve yeniden yaradılışı tasvir etmektedir.
30
TEKVİR / AYET 3-6
  • 3-) Ve izel cibalu süyyiret; (Dağlar yürütüldüğünde)
  • Bu ayet sonraki ayetler Zümer 67nci ayetten anlaşılan “son saatte yeryüzünün diğer gök cisimlerinden ayrı tutulması” hükmünü desteklemektedir. Bu ayette sema dürülürken (Güneş ve Yıldızlar aşırı kütle çekimli bir noktaya düştüğü zaman) yeryüzünde dağları yerinden oynatan çok büyük depremler olacağı ifade edilmektedir.
  • 4-) Ve izel ışaru 'uttılet; (Işar (en gözde develer; zenginlik ve statü nesneleri) başıboş bırakılıp terk edildiğinde),
  • 5-) Ve izel vuhuşu huşiret; (Vahşi (hayvan) lar haşrolunduğunda),
  • 6-) Ve izel biharu sücciret; (Denizler ateşlendiğinde, buharlaştığında),
  • Bu ayeti denizlerin veya suların buharlaştırılması veya herhangi başka bir yöntemle yok edilmesi olarak yorumlamalıyız.
  • İmam Kurtubi Tefsirinden: “Yine el-Hasen'den ve Katade’den şöyle dedikleri rivayet edil­miştir: Denizler kuruyacak, onların sularından tek bir damla dahi kalmaya­caktır.”
31
TEKVİR / AYET 7
  • 7-) Ve izennüfusu züvvicet; (Nefisler tezvic edildiğinde, eşleştirildiğinde, gruplandığında),
  • Bu ayet Evrenin son saatinde başlayacak olan soruşturma ve bilgilendirme için hazırlığı ifade etmektedir. Ancak bu noktada diriltmeden hiç söz edilmemiş olması ilginçtir. Bütün bunlardan anlaşılan: Bu soruşturma ve bilgilendirme insanlar bedensizken, nefsleri ile yapılacaktır. Bu ağır bir iddia gibi görülebilir. Ancak Güneşin ve yıldızların dürüldüğünü, dağların yerle bir edildiğini, evrenin hızla yok olma sürecinde olduğunu göz önüne alırsanız zaten madde bedenimizle yaşamamızın mümkün olmadığı bir zamandan söz edildiği ortaya çıkacaktır. Ayrıca Tekvir ve İnfitar surelerini birbirinin devamı olarak kabul etmek “bedensiz soruşturma ve bilgilendirme” fikrini çok güçlü olarak desteklemektedir. Diriliş İnfitar suresinin 4ncü ayetindedir, ve olması gerektiği gibi evrenin ve yeryüzünde suların yaradılışından sonradır.
32
TEKVİR / AYET 8-12
  • 8-) Ve izelmev'udetu süilet; (Mev’ude (diri diri toprağa gömülen kız?)’ye sorulduğunda),
  • Bu ayet ve sonraki iki ayet (8-9-10) Evrenin son saatinde yıldızlar dürülürken yapılacak olan soruşturmayı tasvir etmektedir.
  • 9-) Bieyyi zenbin kutilet; (“hangi günahı ile öldürüldü?”, diye).
  • 10-) Ve izessuhufu nuşiret; (Sayfalar neşrolduğunda, açıldığında),
  • 11-) Ve izesSema'u küşitat; (Sema sıyrılıp giderildiğinde),
  • Bu ayet semanın dürülmesinin tamamlanışını ifade etmektedir. Bu aşamada tüm evren tek bir noktaya toplanmıştır.
  • 12-) Ve izelcahıymu su' (ğğ) 'ıret; (Cahıym (cehennem) tutuşturulup alevlendirildiğinde),
  • Bu ayetten anlaşılan Cehennemin gök cisimlerinden ve semadan ayrı bir cisim olduğu ve özel işleme tabi tutulacağıdır.
33
TEKVİR / AYET 13-14
  • 13-) Ve izelcennetü üzlifet; (Ve cennet yaklaştırıldığında),
  • Bu ayetten anlaşılan Cennetin diğer gök cisimlerinde ve semadan ayrı bir cisim olduğu ve özel işleme tabi tutulacağıdır.
  • 14-) 'Alimet nefsün ma ahdaret; ( Her nefs hazırladığı şeyi bilmiştir, tüm amelleri kendilerine zahir olur ).
  • Bu ayet, 3 işlemden (Semanın dürülmesi, cehennemin tutuşturulması, cennetin yaklaştırılması) sonra soruşturma ve bilgilendirmenin bu aşamada tamamlanacağını ifade etmiştir. Adeta büyük yargılama (din günü) öncesi hazırlıklar tamamlanmıştır, bu aşamada her nefs ne yapıp yapmadığını bilecektir.
34
TEKVİR / AYET 15
  • 15-) Fela uksimu Bilhunnesi; (kasem ederim el-Hünnes’e, geri dönen, yıldız ve gezegenlere?),
  • Geleneksel meal: (Müfessirler ağırlıklı olarak üzerine yemin edilenin yıldız olduğunu söyleseler bile ortak bir noktada uzlaşamamışlar melek, havyan diyenler olmuş)
  • Bu ayet için müfessirler, gece kaybolan gündüz geri gelen yıldızlara yemin edildiği gibi yorumlar yapmışlardır. Ancak bu yorum aşağıda sayılan sebeplerden dolayı akla çok uygun gelmemektedir:
  • Bu kadar büyük ve önemli olayların yanında gün batımı ve doğumunun bir kıymeti yoktur.
  • Gün batımı ve doğumu her gün gerçekleşmekte ancak kainatın sona ulaşması milyarlarca yıl sonra bir kez olmaktadır.
  • Evrenin sonu tasvir edilirken Dünya ile ilgili sıradan bir olaya yemin edilmesi normal değildir. Zaten bu aşamada Güneş de dürülmüş gece ve gündüz kavramları yok olmuştur.
  • Yıldızlar üzerinde yemin edilmesinin doğru olduğu ve burada üzerinde yemin edilen geri dönüşün başlangıçtaki gibi; tüm evreni oluşturan maddenin bir arada olduğu çekirdeğe geri dönüş olduğu değerlendirilmiştir. Bu geri dönüşü gerçekleştiren yıldızlar üzerine yemin edilmesi akla uygundur.
35
TEKVİR / AYET 16-17
  • 16-) Elcevarilkünnesi; ( Yuvalarına giren, gezegen ve yıldızlara),
  • Geleneksel meal: (Müfessirler ortak bir noktada uzlaşamamışlar, yıldız, melek, havyan diyenler olmuş)
  • Bu ayet de bir önceki ayetin tefsirini desteklemektedir. Yuvaya akmak ve girmek yaradılışın başında tek noktada var olan çekirdeğe geri dönüştür. Bu büyük olay üzerine yemin edilmesi akla uygundur.
  • 17-) Velleyli iza 'as'ase; (Ve geri döndüğünde karanlığa, yokluğa ),
  • Geleneksel meal: “Ve geri döndüğünde gece’ye”
  • Bu noktada bildiğimiz geceden (karanlığın basması) söz edilmesi mümkün değildir. Güneş ve yıldızlar tek bir noktada toplanmış. Bildiğimiz Evren ortadan kalkmıştır. Hatta boyutlar ve zaman da ortadan kalkmıştır. Sadece yokluktan söz edebiliriz. Işık yoktur hatta boşluk dahi yoktur. Tüm bunların Kuran’ın indirildiği zamanın dili ile karanlığın basması olarak tasvir edilmesi akla çok uygundur. Üzerine yemin edilen karanlık basması yokluk olmalıdır.
36
TEKVİR / AYET 18
  • 18-) Vessubhı iza teneffes; (ve karanlığın sonuna, var oluşun başlangıcına),
  • Geleneksel meal: “Ve teneffüs ettiğinde sabah’a”
  • Bu noktada bildiğimiz sabahtan (aydınlığın başlangıcı) söz edilmesi mümkün değildir. Bu aşamada sadece yokluktan söz edilebilir. Burada üzerine yemin edilen sabahın; başlangıcı, ışığın, zamanın, boyutların, semanın özetle evrenin başlangıcı olması gerekir. Bunların üzerine yemin edilmesi akla uygundur.  Güneşin var olmadığı bir zamanda, sabah kavramının olması da mümkün değildir.
  • Rabbimizin bunların üzerinde yemin etmesi bunların kesinlikle gerçekleşecek vaadler olduğunun başka bir delilidir. Bu ayet Tekvir suresinde son saatin tasvirinin bittiği ayettir. Çok güzel bir noktada tasvir bitirilmiştir. Evrenin yeniden doğuşuna yemin edilmiş ve bundan sonrası İnfitar suresine bırakılmıştır.


37
Tekvir Suresindeki Yeminler
  • Tekvir suresinin 15-18. ayetlerinde yer alan yeminlerin bu çalışmada önerilen tefsiri güçlü bir anlam bütünlüğü oluşturmaktadır. Ayrıca Vakia suresi 75 ve 76. ayetler bu yeni yorumu çok güçlü şekilde desteklemektedir.
  • Vakia 75-76
  • 75. Hayır, yıldızların yerlerine yemin ederim.
  • 76. Bilirseniz bu büyük bir yemindir.
  • Elmalılı Tefsirinden:
  • “O yıldızların mevkilerine ki: Nücûm, yıldızlar mânâsına geldiğine göre onların mevkileri battıkları veya doğdukları yerler, yani batı ve doğuları, yahut gökteki bulundukları yerleri, burç ve menzilleri, yahut akan yıldızların düştükleri mevkiler, veya kıyamet günü döküldükleri zaman düşecekleri yerler olmak üzere dört beş değişik yorumun her birine yahut da hepsine ihtimali vardır.”
38
İNFİTAR SURESİNİN YENİDEN TEFSİRİ
  • İncelenen tüm meal ve tefsirlerde İnfitar suresinin ilk 3 ayetinin bozuluşu veya son saati temsil ettiği yazılıydı. Burada ilk 5 ayet üzerinde yorum yapılmıştır. Sonraki ayetlerin geleneksel tefsirinin uygun olduğu değerlendirilmiştir.
  • Yeni yaklaşımı şu şekilde özetleyebiliriz:
  • İnfitar suresinin ilk üç ayeti tüm kainat bir araya toplandıktan sonra, yani son saatten sonra, Enbiya 104’de ifade edildiği gibi açıkça yeniden yaradılışı anlatmaktadır.
  • Tekvir suresi kainatın bir araya toplanmasını (dürülmesini) ve son saati anlatmaktadır. Bu çerçevede Tekvir ve İnfitar surelerinin ardı ardına sıralanmış olmaları anlamlıdır. Tekvir suresi 18nci ayette yeniden yaradılışa (yokluk gecesinin sabahına) yemin edilmiştir. Bu ayetten sonra yeniden yaradılıştaki olay silsilesi İnfitar suresinde devam etmektedir.
  • İnfitar suresi ise adına yakışır şekilde, ilk yaradılışta olduğu gibi, yeni kurulacak olan semanın tohumu olarak bir noktada toplanan madde ve enerjinin yeniden uzaya dağılımını ve yeniden yaradılışı tasvir etmektedir. Bu yaklaşım Kuran’ın bütününe çok daha uygundur çünkü müfessirler Fatır kelimesini Kuran’ın diğer ayetlerinde yaratmak anlamında tefsir etmişlerdir.
39
İnfitar / Ayet 1
  • 1-) İzes Sema unfetaret;
    Semanın çekirdeği yarıldığında, veya
  • Çekirdek yarılıp sema ortaya çıktığında
  • Geleneksel meal: “Sema yarıldığında”
  • İnfitar çekirdeğin yarılarak fidenin çıkması anlamındadır. Büyük patlama teorisinde, patlama öncesi tüm maddenin tek bir noktada toplanmış olmasını hatırlayın. Yarılan çekirdek budur. Bu ayet açıkça yeniden yaradılışı tasvir etmektedir. Ancak geleneksel tefsir bu ayeti son saatte (kainatın bozuluş süreci) semanın yarılması olarak yorumlamıştır.
  • Ayrıca Enbiya 104ncü ayet de yeniden yaradılışın ilk yaradılış gibi olacağını ifade etmektedir. Rabbimiz için Fatır suresi birinci ayette “Fatırus Semavati vel Ard” denildiğini hatırlayın. Bütün bunlar bu ayetin bozuluşu veya son saati tasvir etmediğinin, yeniden yaradılışı ifade ettiğinin delilidir.
40
İnfitar / Ayet 2
  • 2-) Ve izel kevakibün teseret;
    Yıldızlar, gezegenler (yerlerine) saçıldığında
  • Geleneksel meal: “Yıldızlar dökülüp dağıldığında”
  • Teseret kelimesi saçılmak anlamındadır.
  • Geleneksel meal bu ayeti bizim bildiğimiz ve gördüğümüz gökteki yıldızların dökülüp saçılması olarak yorumlamıştır. Gerçekte bu ayet de bozuluşu değil yaradılışı temsil etmektedir. Zaten anlam olarak ilk ayette anlatılanın hemen sonrasında olacak olanı ifade etmektedir. Yani çekirdek yarıldıktan sonra çekirdeğin içinde olan maddenin gök cisimleri olarak uzaya saçılmasını anlatmaktadır.
  • Bir şeyin saçılması için bir arada olması gerekir. Bu düşünce birinci ayetin önerilen yorumunu açıkça destekler. Elmalılı tefsirinde: “İNTİSER, dizili bir şeyin bağı koparak dökülüp dağılmasıdır.” diyor. İkinci yaradılışın, ilk yaradılışla aynı olacağını Rabbimiz bize haber veriyor. O halde yıldızların ve gezegenlerin saçılması semanın yeniden oluşumunun bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Yarılan çekirdekte olan maddenin yıldız ve gezegenler olarak uzaya saçılması, yayılması anlatılmaktadır.
41
İnfitar / Ayet 3
  • 3-) Ve izel biharu fucciret;
    Denizler fışkırtıldığında
  • Bu ayet de bozuluşu değil yaradılışı temsil etmektedir. Bu aşamada sema yeniden yaratılmıştır ancak yeryüzünde henüz su yoktur (Tekvir suresi 6ncı ayeti hatırlayın). Bu ayet yeryüzünün suya yeniden kavuşacağını anlatmaktadır.
  • Rabbimiz bize her canlıyı sudan yarattığını ve ikinci yaradılışın birincisine benzeyeceğini açıkça bildirmiştir. Yeniden diriliş gerçekleşmeden önce elbette suların var olması gerekir. Su canlıların yaratılmasında ve yaşatılmasında önemli bir madde olduğu için özellikle vurgulanmış olmalıdır.
42
İnfitar / Ayet 4
  • 4-) Ve izel kuburu bu'siret;
    Kabirler deşilip içindekiler dışarı çıkarıldığında (diriltildiğinde)
  • Bu noktada önceki ayetlerle çok güzel bir uyuma ulaşılmıştır.
  • İlk 3 ayet bozuluş veya son saat olarak tefsir edilirse burada ciddi bir anlam kopukluğu ortaya çıkmaktadır. “İzel” kelimesi “olduğunda” anlamında zaman zarfıdır. Kainatın bozulurken kabirdekilerin diriltilmesi akla uygun değildir.
  • Ancak ilk 3 ayet yeniden yaradılış olarak yorumlanırsa geleneksel tefsirde var olan uyum problemi ortadan kalkar.
43
İnfitar / Ayet 5
  • 5-) 'Alimet nefsün ma kaddemet ve ahharet;
    Her nefs takdim ettiği ve te’hir ettiği şeyi bilmiştir (her halleri kendilerine zahir olur).
  • Bedenler diriltildiğinde her nefs ne hazırladığını bilir. Çünkü bu bilgilendirme zaten Tekvir suresinin 14ncü ayetinde anlatıldığı şekilde kainat dürüldüğünde tamamlanmıştır.
44
TEKVİR VE İNFİTAR SURELERİNDEKİ
OLAYLAR SİLSİLESİ -1
45
TEKVİR VE İNFİTAR SURELERİNDEKİ
OLAYLAR SİLSİLESİ -2