24 Rebiü'l-Evvel 1431 | 10 Mart 2010

Adaletin hatırı her hatırın üstündedir.

» Anasayfa

» Biyografi

» Videolar

» Bize Ulaşın

» Sık Kullanılanlara Ekle

» Giriş Sayfam Yap

» Ziyaretci Defteri

Kategoriler

Kur'an ve Tefsir
Akaid ve Kelâm
Fıkıh ve İlmihal
Hadis ve Sünnet
Güncel
Siyer
Muhtelif
Kur’an’da ki Peygamberler
Beşeri Bilimler
Şiir
Sesli ve Görüntülü Eserleri
Basılmış Eserler
Okuma Sırasına Göre Kitaplar

Üyelik

Kull. Adı

Şifre:

 

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

En Çok Okunanlar

Müstehcen resimler ve görüntüler
Soru: Hocam, internetteki müstehcen site ve resimlerden kaç kez uzak durmaya çalıştım. Her seferinde söz verdim. O tür kadınları dışarda görsem tiksin

Bayanlara Özel Site

Kadın Erkek İlişkisi

İlim İçin Baş Açmak

Ahmed İslamoğlu Hocaefendi İle Röportaj

Perukla Çalışmak

Sormazsam Ölürüm

Sol elle yemek

Başörtümü mü? İş mi?

Allah Bizi Yaratırken Fikrimizi Neden Sormadı?

Geriye Dönük Haram Yemeyi Nasıl Ödeyeceğim?

Yorumlananlar

Cennet ve Cehennemin Ebediyeti
Selamunaleykum değerli hocam, Allah’ın selamı sizin ve bu hayatı örnek olarak yaşayan, geçmişten bug

Perukla Çalışmak

Müstehcen resimler ve görüntüler

Allah Bizi Yaratırken Fikrimizi Neden Sormadı?

İlim İçin Baş Açmak

Adetlinin Orucu

Ahmed İslamoğlu Hocaefendi İle Röportaj

İbn-i Teymiyye

Bayanlara Özel Site

Başörtümü mü? İş mi?

Meâl Hakkında Birkaç Sual

 
 
.: Yazarlar :.

 
Kurban kuşak mensupları gidiyor; sıra kimde?
26/01/2007

İbadet

İsmail Cem İpekçi ölmüş. İlk tepkim, “Eğer imanla gittiyse, Allah taksiratını affetsin, rahmetiyle muamele etsin” oldu.

İsmail Bey son yıllarda hep politikacı olarak gündeme geldi. Aslında onun tefekkür ve ilim insanlığı tarafı politikanın puslu atmosferinde kaybolmamalıydı. Bu açıdan, Hüseyin Çelik de Cem’in yolunda emin adımlarla ilerliyor. Kaç kişi bilir Mili Eğitim Bakanı’nın bir yakın tarih uzmanı olduğunu ve ünlü Osmanlı aydını Ali Suavi üzerine bir doktora tezi bulunduğunu?

İsmail Cem İpekçi’nin Türkiye’de Geri Kalmışlığın Tarihi’ni okuyanlar, onun resmi ideolojinin şablonlarını takmadığını açıkça görürler. Tamam, bu böyledir böyle olmasına da, bu durum İsmail Cem’i yine de “kurban kuşak” olarak adlandırmamıza mani teşkil etmez. O da, izini sürdüğü Kemal Tahir, İdris Küçükömer vb. gibi bir “müstağrip” idi. Ancak insaflı, ideolojik yobazlığı aklını esir almamış bir müstağrip.

Bizde hastalıktır, dış mahalleden birinin darısı, bizim mahalleden birinin incisinden daha değerlidir. Niçin? Niçin olacak, elbette aşağılık duygumuzdan. Kemal Tahir, okuyanlar bilir, doğru dürüst “kelime-i şehadet getirmeyi” dahi beceremeyen bir tipti. Ama değil mi ki “Osmanlıcı” bir yanı vardır, ondan büyük adam yoktur. Bu demek değildir ki Kemal Tahir’in yerli duruşunu görmezden gelelim. Elbette takdir edelim, fakat âmâya badem gözlü diye methiye dizmeden.

İnsaf bir erdemdir elbet. Bence İsmail Cem ile benzer alanlar üzerinde çalışma yapan Yunan tarihçi Stefanos Yerasimos, insaflılık açısından İpekçi’den hiç de aşağı kalmazdı. Yine Bulgar Tarihçi Paul Wittek de, İngiliz tarihçi Toynbee de öyle.

İsmail Cem ile bir de hatıramız var. Yaklaşık 10 yıl mukaddem Ali Kırca’nın Siyaset Meydanı’ndayız. İpekçi de programın konukları arasında. Sıra bana gelip konuşmamı bitirdiğimde en çok etkilenenlerden biri de İsmail Cem idi. Verilen arada yanıma gelerek gayet samimi bir eda ile şu soruyu sordu:

Size bir soru soracağım: Ben Müslüman’ım, inanıyorum; fakat kendimi aynı zaman da laik olarak da tanımlıyorum; benim durumum ne olacak?

Tabi ki o günün şartlarında verilecek cevap verilmişti. Ama bir şey dikkatimi çekmişti: İsmail Cem’in bu soruyu sorarkenki yüz ifadesi ve samimiyeti. Konuşmadan o kadar etkilenmişti ki, kendi durumundan kendisi endişeye kapılıp böyle bir soru formüle etmişti.

İsmail Cem, aslında bu ülkede bir özel isim değil, bir cins isimdi. Onun yaşadığı bu derin çelişki ve ikilem, genel nüfus içinde bir azınlığa tekabül etse de etkili ve yetkili olduklarından dolayı, ülkenin gidişatını etkileyen kurban kuşağın tamamı için geçerliydi. Buna siz “sosyal şizofreni” de diyebilirsiniz.

Bir bedende iki ayrı dünya, iki ayrı aidiyet, iki ayrı kıble, hatta iki ayrı inanç alanı var: Biri devlet ideolojisinin planyasından geçmiş zihnin dünyevi aidiyet, diğeri kişinin kendisini tarih, coğrafya, bilinç üstü ve bilinçaltından kuşatan yaşadığı toprakların derin kültür ve ikliminin çekim alanını ifade eden sosyolojik aidiyet. Birincisi sentetik, resmi ve sümmettedarik bir aidiyet, ikincisi kadim, derin, kurtulmak istese dahi kurtulamadığı kültürel aidiyet.

İsmail Cem’in TV stüdyosunda bana sorduğu sorunun arka planında böyle yırtılmış bir kimlik duruyordu. Ben bu yırtılmış kimlik sahiplerine “kurban kuşak” adını veriyorum. Onlar içerisinde İsmail Bey gibi Müslüman olduğunu söylemekten kaçınmayan ılımlı tipler olduğu gibi, bunu dillendirmekten köşe bucak kaçak ve hatta bu gerçeği kendi içindi itiraf etmekten dahi korkan tipler de var.

O Robert Kolej’de okumuş, ülkenin en ünlü Sabataist ailelerinden birine mensuptu. Bunu onu töhmet altında bırakmak için söylemiyorum. Ender de olsa bu tip okullardan yetişmiş kavi Müslüman dostlarım olduğu gibi, Sabataist’ler arasından çıkmış iyi ve kaliteli insanlar da tanıyorum. Yine Ankara’nın bilmem ne lisesi mezunu olup, yedi göbek Müslüman bir ailenin çocuğu olduğu halde İslam’a ve onun değerlerine Ebu Leheb gibi düşmanlık edenlere de hepimiz şahidiz.

Aslında soru şu: Kurban kuşaklara mensup olanlar birer birer gidiyorlar. Onların yerini hangi kuşaklar dolduracak?

Geleceği inşa için kimler daha çok gayret sarfediyorsa, bu sorunun cevabını onlar teşkil edecektir.   


5285

 

 

YORUMLAR

YAZARIN DİĞER YAZILARI

26/01/2007 Kurban kuşak mensupları gidiyor; sıra kimde?

21/01/2007 Meş’ar (Müzdelife) manzaraları

19/01/2007 Arafat manzaraları

15/01/2007 Bir haccın ardından (1)

14/01/2007 Bir haccın ardından (2)

19/11/2006 İmtihanımız devam ediyor

24/09/2006 Ramazanla keyfi kaçan şeytanlar

15/09/2006 Yaklaşan Ramazan bir bilinç yenileme fırsatıdır

08/09/2006 Ramazanın çekim alanına girerken

06/08/2006 Zekat hakkında bir “cevaba giriş” denemesi

07/08/2006 Zekat hakkında bir soru

09/01/2006 Kur'an ve kurban

16/12/2005 Hacca dair sorular

03/09/2005 Tantavi’nin fetvası

03/09/2005 Hayatı Ramazan olanın ahireti bayram olur

03/09/2005 Hayırlarda yarışma
 
 

Makaleler

Ömrü Ramazan olanın ahireti bayram olur

Kur'an

İlim ve Bilim

İrfan ve Şuur

İnsan ve Toplum

İbadet

Eğitim ve Öğretim

Gazete Gündem

Güncel

Siyaset

Tarih

Haftanın Makalesi

Meal Hakkında

Kurani Hayat Makaleleri

Söyleşiler - Soruşturmalar

Sizden Gelenler

English Translations

Deutsche Übersetzungen

Arabic

Yeni Şafak Makaleleri

2001- Makaleleri

2000- Makaleleri

Medyalar

Arama

 

Etkinlik Takvimi

Söyleşi

Ahmed İslamoğlu Hocaefendi İle Röportaj

Ahmed İslamoğlu Kimdir?

Son Eklenenler Soru ve Cevaplar

Evrenin Yaratılışı, Sınav Günü ve Sembolik Anlatım

Askerde Namaz

Nüzul Sırasına Göre Hayat Kitabı Kur'an

Hayat Kitabı Kur'an

Özlü Sözler

Tavsiyeler I

Tavsiyeler II

Adayış Risalesi

Yürek Devleti

Yürek Fethi

Son Eklenenler Makaleler

Allah'a iftira etmeyiniz!

Gedenken, verstehen oder ins Leben tragen?

Eller var...

"Ergenekon" işbaşında mı?

Was ist Nafs? (3)

İmam-Hatiplilerin önü açıldı mı?

Was ist Nafs? (2)

Eğitimin sistemi-sistemin eğitimi

Was ist Nafs? (1)

28 Şubat bir "fitne" idi

Linkler

 

Copyright © 2008 MUSTAFA İSLAMOĞLU
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz
Yazılım: networkbil