5 Rebiü'l-Ahir 1431 | 21 Mart 2010

Varlığın anlamlılık ve amaçlılığı yasası varlığın ilk yasasıdır.

» Anasayfa

» Biyografi

» Videolar

» Bize Ulaşın

» Sık Kullanılanlara Ekle

» Giriş Sayfam Yap

» Ziyaretci Defteri

Kategoriler

Kur'an ve Tefsir
Akaid ve Kelâm
Fıkıh ve İlmihal
Hadis ve Sünnet
Güncel
Siyer
Muhtelif
Kur’an’da ki Peygamberler
Beşeri Bilimler
Şiir
Sesli ve Görüntülü Eserleri
Basılmış Eserler
Okuma Sırasına Göre Kitaplar

Üyelik

Kull. Adı

Şifre:

 

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

En Çok Okunanlar

Müstehcen resimler ve görüntüler
Soru: Hocam, internetteki müstehcen site ve resimlerden kaç kez uzak durmaya çalıştım. Her seferinde söz verdim. O tür kadınları dışarda görsem tiksin

Bayanlara Özel Site

Kadın Erkek İlişkisi

İlim İçin Baş Açmak

Ahmed İslamoğlu Hocaefendi İle Röportaj

Perukla Çalışmak

Sormazsam Ölürüm

Sol elle yemek

Başörtümü mü? İş mi?

Allah Bizi Yaratırken Fikrimizi Neden Sormadı?

Cennet ve Cehennemin Ebediyeti

Yorumlananlar

Cennet ve Cehennemin Ebediyeti
Selamunaleykum değerli hocam, Allah’ın selamı sizin ve bu hayatı örnek olarak yaşayan, geçmişten bug

Perukla Çalışmak

Müstehcen resimler ve görüntüler

Allah Bizi Yaratırken Fikrimizi Neden Sormadı?

İlim İçin Baş Açmak

Ahmed İslamoğlu Hocaefendi İle Röportaj

Adetlinin Orucu

İbn-i Teymiyye

Bayanlara Özel Site

Başörtümü mü? İş mi?

Meâl Hakkında Birkaç Sual

 
 
.: Yazarlar :.

 
Konformistsin, konformistiz, konformist
8/1/2001

2001- Makaleleri
 

Yoksul bir aileden gelmiş. Ana ocağında yağ bulunduğu zaman pirinç, pirinç bulunduğu zaman yağ olmadığı yoksul yıllara şahit olmuş. Çocukluğunda hep Gıslaved lastik, yamalı pantolon giymiş. Kasabayı ilk defa orta öğretim için yazdırıldığı okul münasebetiyle görmüş. Büyük şehre  ilk kez üniversiteyi kazandığında ayak basmış.

Büyük şehrin büyük şeytanlarını, büyük meleklerinden deneye yanıla ayırma zahmetini bile ona yüklemeyen birileri; tutmuşlar elinden, almışlar koymuşlar bir yurda, pansiyona, eve. Ev kirasından cep harçlığına kadar vermişler.

Bayramlarda sırtını görmüşler. Anasının doğurmadığı ne kardeşlere sahip olmuş ki; anasının doğurduklarının yapmadığı, yapmayacağı iyilikler yapmışlar kendisine.

Tanımadıkları ‘hacı ağabeyleri’ hep vermişler, hep vermişler...

Sakallarını süpürge etmişler, servetlerini sebil.

Tek siz yetişin, tek siz okuyun, tek siz adam olun demişler. Sadece para vermemişler, yürek de vermişler. Sadece harçlık koymamışlar ceplerine, o harçlıkların içine umutlarını da koymuşlar. Sadece karınlarını doyurmamışlar; bildikleri kadar kafalarını, sevdikleri kadar yüreklerini de doyurmaya çalışmışlar.

Okul bitmiş. Garip bir Anadolu çocuğu olarak geldiği büyük şehirden diploması olan, sevenleri olan, ve illa ki arkada kendisinden umut besleyenleri olan biri olarak ayrılmış.

Önce bir iş derken, yine “Yeter ki siz hizmet edin” diyen ve yaptıklarını aşkıyla yapan birileri el-kol olmuş. Neticede bir iş-güç sahibi olmuş.

Sonra bir  hanım; “Yeter ki mütedeyyin olsun” diyerek çıktığı arayış süreci bilinçaltında “tesettürlü manken”(!) arayışına dönüşmüş. Her nasılsa, sonuçta ev-bark sahibi de olmuş.

 

“Sıkıntıya gelemem!”

 

Basamaklar birer ikişer çıkılmış. Her basamakta ideallerinden birini bırakmış. Kendisine beslenen umutları verilen emekleri ayağının altına koyarak daha yukarılara, hep yukarılara tırmanmış.

Hep başkalarının çorbasını içerek büyümüş fakat, önce kendisine emek veren camiaya dudak kıvırmış. Bu iş böyle olmazmış! Kendisi yaparsa tam yaparmış! Kendisine “Haydi, buyur!” deyince, rivayete göre söylediği nakarat şu imiş: Sıkıntıya gelemem!

Kendisine bağ bağışlayanlar, kendisinin önceki konumunda olanlara vermek için bir salkım üzüm isteyince, şecaat ve celadet abidesi kesilerek aslan gibi kükremiş: Hâlâ bu işlerle mi uğraşıyorsunuz? Aşın bunları, aşın!..

Kendisi öyle aşmış ki; umutların üzerine basarak elde ettiği makamı, serveti, dostluğu sadece ve sadece “daha müreffeh bir yaşam” için harcamış. Hiçbir ulvî gayesi kalmamış. Tüm iddiasını, davasını, kavgasını yitirmiş. Hırsızlara karşı kavga vermek için çıktığı yolun sonunda, hırsızlarla uyum içinde yaşamanın “getirisini” keşfetmiş.

Ve beyimiz, en sonunda ola ola konformist olmuş.

Sözlükler, “konformist”in karşılığı olarak şöyle yazıyor:  “Mevcut düzenle herhangi bir çatışması olmayan, hatta ona bağlı ve onunla uyuşma içinde olan.” Aslında sözcüğün bu anlamı “illî” anlamı; bir de “gâî” anlamı var ki, o da sözcüğün kök kelimesi olan “konfor” da gizli. Yani; hayat mücadelesini konfora indirgediği için, ideallerinden vaz geçen ve bu yüzden de olanla olması gereken arasındaki farkı önemsemeyen.

Ne de olsa adam olmaktan, dava ve iddia sahibi olmaktan daha kolay konformist olmak. Formülü belli: Mücadelenize bir nokta koyacaksınız. Kendinizi akıntıya bırakacaksınız. Tüm ideallerinizi bir torbaya koyup Karacaahmet’e gömeceksiniz ve üzerine de üç İhlas bir Fatiha okuyacaksınız.

Eh, artık önünüze çıkan tek tük idealisti de, “Biz sizin geçtiğiniz yollardan geçeli çok oldu” vecizesinden mahrum edecek değilsiniz her halde?

Sevap olur.

 

Emanete sadakat

 

el-Melik ve el-Malik, Allah’ın Kur’an’da geçen sıfatlarındandır. “Varlığın yegane ve gerçek sahibi, onun üzerinde mutlak tasarruf yetkisini elinde bulunduran” demektir.

Mü’min, sahip olduğu her bir değerin kendisine teslim edilmiş bir emanet olduğunu bilen kişidir. Ya emanete sadakat gösteren sadıklardan, ya da ihanet eden hainlerden olacaktır.

Emaneti kendisine verilmiş değerlerin gerçek sahibini unutan kimse, yalnızca o değerlerin sahibine değil, o değerlere de ihanet etmekte gecikmez. İhanet edilen emanetler, er-geç ehil olmayanların elinden alınırlar. Bunun sebep ve bahaneleri ise sayısızdır.

Güç ve iktidar bir emanettir. İktidar emanetine sahip olmanın bedelini ödemeye gelince yan çizenler, o emanet ellerinden alınınca bunun gerçek nedenlerini iyi düşünmek durumundadırlar.

Bilgi ve itibar emanettir. Kendisine bilgi ve itibar verilip de bunun sorumluluğunu yerine getirmek istemeyenler, itibarsız ve onursuz kalınca, bunun suçunu kimselere yüklemesinler.

Servet  bir emanettir. Kendilerine emanet edilen servetin emanet olduğunu unutup onu konforlarına sıvamaya çalışanların camlarına da, yılbaşı gecesi The Marmara otelinin camlarını indiren taşlar değmeye başlarsa, hiç şaşmam.

 

( 8 Ocak 2001 )


29032

 

 

YORUMLAR

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8/1/2001 Konformistsin, konformistiz, konformist

15/1/2001 Biliyorum: Hırsızın da suçu var!

29/2/2001 Cinayetin sırtından geçinmek

5/2/2001 Sesimi duyan var mı?

12/2/2001 Yiğit ölür eseri kalır

19/2/2001 ''Gör bak neler olacak!!''

26/2/2001 Haddini bilmeyen kim?

29/3/1999 "Selam olsun İbrahim'e!"

12/3/2001 Efendim

19/3/2001 Bir haccın ardından

26/3/2001 Gidene bakın, neyin kalıcı olduğunu anlarsınız!

2/4/2001 “Kimliksiz insan bir hiçtir,kimliksizlik suçtur!”

9/4/2001 83 yıl önce-83 yıl sonra

16/4/2001 Besle kargayı oysun gözünü

23/4/2001 ''Paranın dini imanı olmaz mı?''

30/4/2001 Dağarcık II

7/5/2001 Kadın konusunda altın kelime: Denge

14/5/2001 ''Aman hâ!''nın derin anlamı üzerine

21/5/2001 Önce sev, sonra ne yaparsan yap!

28/5/2001 Yorumu cezalandırmak hukukun ruhuna uyar mı?

11/6/2001 Wisdom Net

21/5/2001 Önce sev, sonra ne yaparsan yap!

28/5/2001 Yorumu cezalandırmak hukukun ruhuna uyar mı?

11/6/2001 Wisdom Net
 
 

Makaleler

Ömrü Ramazan olanın ahireti bayram olur

Kur'an

İlim ve Bilim

İrfan ve Şuur

İnsan ve Toplum

İbadet

Eğitim ve Öğretim

Gazete Gündem

Güncel

Siyaset

Tarih

Haftanın Makalesi

Meal Hakkında

Kurani Hayat Makaleleri

Söyleşiler - Soruşturmalar

Sizden Gelenler

English Translations

Deutsche Übersetzungen

Arabic

Yeni Şafak Makaleleri

2001- Makaleleri

2000- Makaleleri

Medyalar

Arama

 

Etkinlik Takvimi

Söyleşi

Ahmed İslamoğlu Hocaefendi İle Röportaj

Ahmed İslamoğlu Kimdir?

Son Eklenenler Soru ve Cevaplar

Evrenin Yaratılışı, Sınav Günü ve Sembolik Anlatım

Askerde Namaz

Nüzul Sırasına Göre Hayat Kitabı Kur'an

Hayat Kitabı Kur'an

Özlü Sözler

Tavsiyeler I

Tavsiyeler II

Adayış Risalesi

Yürek Devleti

Yürek Fethi

Son Eklenenler Makaleler

Wird die Sonne im Westen aufgehen?

Bu da geçer yahu!

Gedenken, verstehen oder ins Leben tragen?

Was ist Nafs? (3)

Was ist Nafs? (2)

Was ist Nafs? (1)

Allah'a iftira etmeyiniz!

Eller var...

"Ergenekon" işbaşında mı?

İmam-Hatiplilerin önü açıldı mı?

Linkler

 

Copyright © 2008 MUSTAFA İSLAMOĞLU
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz
Yazılım: networkbil